Haberler
Faturaları Başkasına Ödetmeyin
1 Kasım 2009, Okunma Sayısı: 547829
Sevgili Futbol Dostları
Tarifi olmayan bir üzüntü içindeyim. Futbola gönlünü vermiş ülkenin insanları olarak kesinlikle bu başarısızlığı hak etmiyoruz. Dünyanın en güçlü futbol ekonomileri arasında ilk 10 içine girmiş olduğumuz bu dönemde, kimsenin bize Dünya Kupası’na katılamamanın ezikliğini yaşatma lüksü yok. Bugün bu durumla bizi karşı karşıya bırakanların çıkıp hesap vermesi gerekiyor. Ancak bu işte sorumlu ne bugüne kadar bize sayısız zaferler kazandıran teknik direktör Fatih Terim, ne de sahada canlarını dişlerine takarak, ellerinden geleni yapmaya çalışan futbolcular. Sorumlu bu işin başındakiler…
Türkiye Futbol Federasyonu yönetimine seçildiğimiz zaman, durum aynen bugün olduğu gibi içler acısıydı. Son Dünya Kupası’nın 3. sü apoleti ile katıldığımız 2006 Dünya Kupası Gurup Elemleri’nden çıkamadığımız gibi, büyük bir rezilliğe imza atmış ve uluslararası müsabakalardan uzunca bir süre men edilme durumu ile karşı karşıya kalmıştık. Önümüzde Avrupa Şampiyonası elemeleri vardı ama katılıp katılamayacağımız bile belirsizdi.
Dünya futbolunun önde gelen isimleri ile müthiş ikili ilişkilere sahip ve tecrübesi ile herkesin şapka çıkarması gereken Başkanımız Haluk Ulusoy ve ekibi üstün bir başarı göstererek, ülkemizin prestijini kurtardı . İhraç cezasını önce tarafsız sahada 6 maç seyircisize, sonrada bu cezayı 3 maça çekmeyi başardı. Bir önceki yönetimin, Dünya Kupası’na katılma ihtimali devam eden bir takımın teknik direktörü Ersun Yanal’ın sözleşmesini feshettiği bir ortamda, biz göreve geldiğimizde tüm şansını yitirmiş ve motivasyonunu kaybetmiş olan Fatih Terim’e istikrar bozulmasın düşüncesi ile ve ona güvenerek destek olduk. Düzen bozulmasın, yürüyen çark durmasın diyerek TFF personelinden 1 kişiyi bile işten çıkarmadık. Teknik heyetin ve futbolcuların başarısı için gerekli olan tüm adımları attık ve Milli Takımımızın Avrupa Şampiyonası’na katılması için uygun zemini oluşturduk.
Ancak bu başarının meyvelerini bize yedirmek istemeyenler, hakkımız gasp etiller ve bizim bıraktığımız mirası cömertçe harcayarak ülkemize Avrupa Şampiyonası’nda ancak yarı final oynatabildiler. Ve bu büyük miras Avrupa Şampiyonası ile birlikte adeta tüketildi.
Bakın şunu kesinlikle iddia ediyorum. Biz yönetimde olsaydık bu takım kesinlikle Avrupa Şampiyonu olacak ve Afrika’da olacaktı. Buna adım kadar eminim.
Hatta çok basit sayılabilecek yönetim başarılarını bile gösteremediler. Öyle ki bizim için hayati önem taşıyan Estonya-Bosna maçıyla bizim maçımızı aynı anda başlatmayı bile beceremediler.
Yönetimimizin Başkanvekili Affan Keçeci kuraları çektiğinde, herkes bizim Güney Afrika’ya gideceğimizde hemfikirdi. Basınımız bundan daha iyi bir kura olamayacağını yazıp çizdi. Nitekim Avrupa Şampiyonası Elemeleri’nde geride bıraktığımız Bosna Hersek, birçok ülke için averaj takımı olmaktan öteye gitmeyen Estonya, eski gücünden eser olmayan bir Belçika, futbolundan çok siyasi yönüyle dikkat çeken Ermenistan’ın olduğu gurupta, son Avrupa Şampiyonu İspanya ile biz kesin favori gösteriliyorduk. Bu guruptan çıkamayacaktık da nereden çıkacaktık!
Ortaya çıkan başarısızlık sonrası istikrar edebiyatı yapan mevcut TFF yönetimi, Şubat 2008’de yapılan Genel Kurul’da daha henüz göreve gelmeden, kulislerde “Dini bütün bir kardeşimizi Milli Takımın başına getireceğiz” diye söz vererek, yandaşlarına mesaj vermişlerdi. Bugün bu sözü yerine getirebilmek için fırsat yakalamış durumdalar ve büyük bir ihtimalle de bunu gerçekleştirecekler. Bir çoğunuzun bildiği ve tahmin ettiği bu ismin kim olduğunu da ilerleyen zamanlarda siz futbolseverlerle paylaşacağım.
Başarısı ortada olan ve görev süresi devam eden bir yönetimi, Ali Cengiz oyunlarıyla, al tekke ver külah alaşağı edenlerin, şimdi nedense pek sesi çıkmıyor. Zamanında Sayın Levent Bıçakçı’nın onuruyla çıkıp istifa ettiği gibi, şimdi de Sayın Mahmut Özgener’in ve ekibinin vakit geçmeden gereğini yapması gerekiyor.
Sevgi ve Saygılarımla
TAHİR KIRAN
Tarifi olmayan bir üzüntü içindeyim. Futbola gönlünü vermiş ülkenin insanları olarak kesinlikle bu başarısızlığı hak etmiyoruz. Dünyanın en güçlü futbol ekonomileri arasında ilk 10 içine girmiş olduğumuz bu dönemde, kimsenin bize Dünya Kupası’na katılamamanın ezikliğini yaşatma lüksü yok. Bugün bu durumla bizi karşı karşıya bırakanların çıkıp hesap vermesi gerekiyor. Ancak bu işte sorumlu ne bugüne kadar bize sayısız zaferler kazandıran teknik direktör Fatih Terim, ne de sahada canlarını dişlerine takarak, ellerinden geleni yapmaya çalışan futbolcular. Sorumlu bu işin başındakiler…
Türkiye Futbol Federasyonu yönetimine seçildiğimiz zaman, durum aynen bugün olduğu gibi içler acısıydı. Son Dünya Kupası’nın 3. sü apoleti ile katıldığımız 2006 Dünya Kupası Gurup Elemleri’nden çıkamadığımız gibi, büyük bir rezilliğe imza atmış ve uluslararası müsabakalardan uzunca bir süre men edilme durumu ile karşı karşıya kalmıştık. Önümüzde Avrupa Şampiyonası elemeleri vardı ama katılıp katılamayacağımız bile belirsizdi.
Dünya futbolunun önde gelen isimleri ile müthiş ikili ilişkilere sahip ve tecrübesi ile herkesin şapka çıkarması gereken Başkanımız Haluk Ulusoy ve ekibi üstün bir başarı göstererek, ülkemizin prestijini kurtardı . İhraç cezasını önce tarafsız sahada 6 maç seyircisize, sonrada bu cezayı 3 maça çekmeyi başardı. Bir önceki yönetimin, Dünya Kupası’na katılma ihtimali devam eden bir takımın teknik direktörü Ersun Yanal’ın sözleşmesini feshettiği bir ortamda, biz göreve geldiğimizde tüm şansını yitirmiş ve motivasyonunu kaybetmiş olan Fatih Terim’e istikrar bozulmasın düşüncesi ile ve ona güvenerek destek olduk. Düzen bozulmasın, yürüyen çark durmasın diyerek TFF personelinden 1 kişiyi bile işten çıkarmadık. Teknik heyetin ve futbolcuların başarısı için gerekli olan tüm adımları attık ve Milli Takımımızın Avrupa Şampiyonası’na katılması için uygun zemini oluşturduk.
Ancak bu başarının meyvelerini bize yedirmek istemeyenler, hakkımız gasp etiller ve bizim bıraktığımız mirası cömertçe harcayarak ülkemize Avrupa Şampiyonası’nda ancak yarı final oynatabildiler. Ve bu büyük miras Avrupa Şampiyonası ile birlikte adeta tüketildi.
Bakın şunu kesinlikle iddia ediyorum. Biz yönetimde olsaydık bu takım kesinlikle Avrupa Şampiyonu olacak ve Afrika’da olacaktı. Buna adım kadar eminim.
Hatta çok basit sayılabilecek yönetim başarılarını bile gösteremediler. Öyle ki bizim için hayati önem taşıyan Estonya-Bosna maçıyla bizim maçımızı aynı anda başlatmayı bile beceremediler.
Yönetimimizin Başkanvekili Affan Keçeci kuraları çektiğinde, herkes bizim Güney Afrika’ya gideceğimizde hemfikirdi. Basınımız bundan daha iyi bir kura olamayacağını yazıp çizdi. Nitekim Avrupa Şampiyonası Elemeleri’nde geride bıraktığımız Bosna Hersek, birçok ülke için averaj takımı olmaktan öteye gitmeyen Estonya, eski gücünden eser olmayan bir Belçika, futbolundan çok siyasi yönüyle dikkat çeken Ermenistan’ın olduğu gurupta, son Avrupa Şampiyonu İspanya ile biz kesin favori gösteriliyorduk. Bu guruptan çıkamayacaktık da nereden çıkacaktık!
Ortaya çıkan başarısızlık sonrası istikrar edebiyatı yapan mevcut TFF yönetimi, Şubat 2008’de yapılan Genel Kurul’da daha henüz göreve gelmeden, kulislerde “Dini bütün bir kardeşimizi Milli Takımın başına getireceğiz” diye söz vererek, yandaşlarına mesaj vermişlerdi. Bugün bu sözü yerine getirebilmek için fırsat yakalamış durumdalar ve büyük bir ihtimalle de bunu gerçekleştirecekler. Bir çoğunuzun bildiği ve tahmin ettiği bu ismin kim olduğunu da ilerleyen zamanlarda siz futbolseverlerle paylaşacağım.
Başarısı ortada olan ve görev süresi devam eden bir yönetimi, Ali Cengiz oyunlarıyla, al tekke ver külah alaşağı edenlerin, şimdi nedense pek sesi çıkmıyor. Zamanında Sayın Levent Bıçakçı’nın onuruyla çıkıp istifa ettiği gibi, şimdi de Sayın Mahmut Özgener’in ve ekibinin vakit geçmeden gereğini yapması gerekiyor.
Sevgi ve Saygılarımla
TAHİR KIRAN
1 Kasım 2009
Diğer Haberler
Manisaspor 3-1 Sivasspor
Turkcell Süper Lig'in 5. hafta karşılaşmasında Manisaspor, Sivaspor'u 3-1 mağlup etti. Karşılaşmada Manisaspor'un golü 8. dakikada Simpson, 45. dakikada Isaac ve 90+3. dakikada Kemal'den gelirken, Sivasspor'un tek golü İbrahim...Devamı...
Galatasaray 3-0 Beşiktaş
Turkcell Süper Lig'in 5. hafta karşılaşmasında Galatasaray, Beşiktaş'ı 3-0 mağlup etti. Karşılaşmada Galatasaray'ın gollerini 4. dakikada Mustafa Sarp, 65 ve 82. dakikada Baros kaydetti. Maçtan dakikalar 4. dakikada Arda'nın...Devamı...

26.3.1967 tarihinde İstanbul Fatih’te doğdu. Birinci ve ikinci sınıfı Şişli Terakki İlkokulunda okudu. Daha sonra Şair Nedim İlköğretim Okulu’nda ilköğrenimini tamamladı. Ortakokul’u Tarhan Koleji’nde okudu. Kabataş Erkek Lisesi, Yıldız Koleji, Denizcilik Su Ürünleri Meslek Lisesi’yle birlikte öğrenimini tamamladı.