Aziz Yıldırım´a açık mektup!

Aziz Yıldırım Sen Bir Müfterisin!

Sayın Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı,
(Bana göre bu sıfatı başkanı olduğun kulübe o villaları sattığın gün kaybettin !)

Dün Fenerbahçe Televizyonu’nda Basın Toplantısı adı altında yaptığın traji-komik tiyatroyu büyük bir hayret ve şaşkınlıkla izledim. Ancak şuna eminim ki oraya katılan basın mensuplarının önemli bir kısmının, böyle bir komedinin oluşacağından haberleri yoktu İnanıyorum ki bu tiyatronun içine mecburen dahil oldular. Onları tenzih ederim.

Sen bir müfterisin. Müfteri ne demektir?

Müfterilik savunma psikolojisinin insana oynadığı en kötü oyunlardan biridir. Değişik zamanda, çeşitli nedenlerle, muhtelif kişilerle yaşanan muhtelif ilişkilerden zarar gördüğünü düşünen (ya da gerçekten zarar gören) kişidir.Bu kişinin kendini savunmak ekseninde sürdürdüğü eylemleri içinde en ahlaksızı olan iftiraya alet olan müfteri, iddialarını ispatı mümkün olmadığı ve ispata yanaşmadığı sürece yalancılık ceketini de üzerinde taşıyacaktır.

İşte sen içinde bulunduğun bu ruh hali içinde, insanların özel hayatlarına girebilecek kadar seviyeni düşürebiliyorsun.

Yaptığın bu tiyatro basın toplantısında, geçtiğimiz hafta içinde bir gazetenin “Alex’e garip ödeme” şeklinde verdiği ve Alex’in imaj haklarını Fenerbahçe Spor Kulübü’nün toplam 2 milyon 222 bin 224 Euro’ya (yaklaşık 4 milyon YTL) satın aldığı ile ilgili habere büyük tepki gösterdin.

Madem bu kadar masum olan ve Fenerbahçe’ye yararına olduğuna inandığın bir iş yaptın neden bu olayın basına yansımasından bu kadar rahatsız oldun? Neden bu haberi yapan gazetenin sorduğu sorulara yanıt vermeyip kısaca “Bu garip bir ödeme değildir !” deyip geçiştirdin? Neden bu haberi yapan gazeteden hiçbir basın mensubu bu tiyatro içinde yoktu? Neden günlerce bu haberin nereden sızdırıldığını araştırdın? Neden konuyla uzaktan veya yakından hiç alakası olamayan ancak Fenerbahçe’deki olayları senin menfaatlerin doğrultusunda yansıtmayan bir gazetecinin müdürünü arayıp işten çıkarılmasını talep ettin? Neden bununla da yetinmeyip aynı gazetecinin bankacı olan eşine önce iftira atıp sonra onun da müdürünü arayıp işten uzaklaştırılmasını istedin? Ve madem siz bu kadar kurumsallaştınız, halkla ilişkileriniz bu kadar iyi neden bu gazeteciyi veya kulaktan duyma bilgilerle suçladığınız bankacı eşini arama nezaketini gösterip durumu sormadınız? Neden, neden neden?

Bunların nedeni müfterilik değil de nedir?

Sen o kadar cesaretlisin ki kenara çekilip susmak yerine, bu yukarda ki nedenlere ve Fenerbahçe’nin maçını düşünerek ayın 19’una ertelediğim zor sorularıma çekinmeden yanıt verebilirsin!

Tahir Kıran

03.10.2008 Okunma Sayısı : 579 Haber Arşivi
26.3.1967 tarihinde İstanbul Fatih’te doğdu. Birinci ve ikinci sınıfı Şişli Terakki İlkokulunda okudu. Daha sonra Şair Nedim İlköğretim Okulu’nda ilköğrenimini tamamladı. Ortakokul’u Tarhan Koleji’nde okudu. Kabataş Erkek Lisesi, Yıldız Koleji, Denizcilik Su Ürünleri Meslek Lisesi’yle birlikte öğrenimini tamamladı... devam »